Bugun...

KURYELER CAN PAZARINDA

 Tarih: 02-12-2022 12:34:00  -   Güncelleme: 02-12-2022 16:30:00
Mehmet AVCI

                                               KURYELER CAN PAZARINDA

 

            Cimer, Çözüm yeri olmalı.

 

            20 Kasım 2006 tarihinde Başbakanlık iletişim merkezi (Bimer) kuruldu.

            2015 yılında Cumhurbaşkanlığı iletişim merkezi (Cimer) kuruldu.

            9 Temmuz 2018 tarihinde Bimer ile Cimer birleştirilerek tek çatı altında Cimer olarak hizmet vermeye başladı.

            Cimer’in kurulması ile  vatandaş ve devlet arasında bir köprü vazifesi sağlanması planlanmıştı.

            Bu oluşum sayesinde vatandaş dilek, istek, öneri ve şikayetlerini en yüksek makamlara iletiyor, ilgili kurumlar da gelen yazıları titizlikle inceleyip gereğini yaparak hem vatandaşa hem de en üst makamlara bilgi veriyordu. Bu uygulama, Devlet ile millet arasında yazı ile de olsa konuşma, diyalog kurma kapısı olarak çok büyük bir ihtiyaca cevap veriyordu. 

            Maalesef bu güzel uygulamada zaman içerisinde yıpranarak eski etkinliğini kaybetti, hatta neredeyse işlevliğini kaybetti.    

            Zaman zaman bende bir vatandaş olarak gördüğüm eksiklikleri Cimer vasıtası ile Devletin yetkililerine bildirmeye çalışıyorum. Gönderdiğim yazılarıma gelen cevaplar hiç tatminkar olmadı. En son gönderdiğim konu ile ilgili yazıma gelen cevabın yorumunu sizlere havale ediyor, konu ile ilgili düşüncelerimi siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

            Cimer’in etkinliğini yitirmesi bir yana, Asıl konumuz Toplumun çok fazla görmediği hatta görmezden geldiği motorlu kuryeler; 

Bakalım Cimer motorlu kuryelerle ilgili uyarılarıma ne cevap vermiş;

 

 

 

           

           

 Evet gelen cevap ne yazık ki bu. 

            son zamanlarda koronavirüs pandemisi ve sokağa çıkma yasaklarının da tetiklemesi ile birlikte  çok hızlı bir şekilde yaygınlaşan motorlu kurye hizmetleri artık trafiğimizin vazgeçilmezi

haline geldi.   

            Motorlu kuryeler, güvenlik açısından risk arz eden, korumasız araçlarla hizmet üretiyorlar. Bu araçları kullananlar güvenlikleri açısından yeterli özel ekipmanlarından yoksun, iş güvenliği tedbirleri yok denilecek kadar az hatta çoğu kurye işçi statüsünde olmadıkları için kendi hesaplarına çalışıyorlar. Motorlu kuryecilik yapanlar, ölüm riski yüksek bir meslek olmalı, tehlikeli meslek sayılmadığı için işverenler iş güvenliği uzmanlığı, iş yeri hekimliği gibi hizmetlerden de yararlanamıyorlar. Çoğunun yeterli sürücü belgesi dahi olmadan gece gündüz karda, yağmurda çetin hava şartlarında deyim yerindeyse kelle koltukta hizmet üretmeye, rızıklarını sağlamaya çalışıyorlar. Motorlu kuryelere mesleki yeterlilik belgesi ileri sürüş tekniklerinin öğretilmesi çalışma saatlerinin disipline edilmesi gerekiyor. Çoğu kurye götürdüğü teslimat başına para aldığı için günlük kazancını artırabilmek için aralıksız çalışmak zorunda kalıyor. Bu da daha büyük bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Hem kendi canlarını hem de vatandaşın canlarını tehlikeye atıyorlar çünkü bu meslek aşırı dikkat ve yoğunlaşma istiyor.

            ÜRÜN SİPARİŞİ Mİ? ÖLÜM SİPARİŞİ Mİ?

            Siparişi yetiştirmek için zamanla yarışan bu kuryelerin son birkaç yılda bir çok kazaya karıştığını hepiniz duymuşsunuzdur. Bunların bir çoğu maalesef ölümlü ya da iş gücünü yitirecek kadar sakat bırakacak cinsten kazalar. Kuryeler açısından ölümle yarışmak kadar bir başka sorunda bir çoğunun işçi statüsünde olmamaları sebebiyle yaşadıkları kazalar iş kazası olarak kayıtlara geçmiyor. Motorlu kuryelerin yaşadıkları iş kazaları resmi rakamlara gerçekçi olarakta yansımıyor.

            ÇÖZÜM NASIL OLMALI

            Motorlu kuryeler için azami teslimat mesafesi ve bölge ölçütü, oluşturularak GPS takip sistemleri ile denetlenmeliler.

            Türkiye’de bir çok iş kolunda olduğu gibi bu alanda da cumhuriyetin ilk yıllarında altına imza attığımız  (1932) İLO sözleşmesinin gereğini yapsak sorunları en aza indirebiliriz.

            ILO nedir ne iş yapar?

İLO’nun amacı, hükümetleri, işverenleri ve işçileri çalışma standartları oluşturmak, politikalar ve proğramlar geliştirmek üzere bir araya getirerek çalışan kadınların ve erkeklerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır.

            Bu konuda ivedilikle yapılması gerekli olan  televizyon kanallarında yapılan reklamları ıslah etmek gerekiyor. Hemen teslim, ara hemen gelsin, aklındaysa kapında, telefonla siparişi verir vermez kapı zilinin çalınarak gelen sipariş reklamları, bu alanda hizmet veren başta kuryeler olmak üzere işletme sahiplerini strese sokmakta, sipariş yetiştirmek için adeta Azraille yarışmakta bu da dikkat dağınıklığı ile birlikte maalesef sonu çok kötü biten kazalara sebep olmaktadır.

            Kurye kardeşlerimizi zamanla yarıştıran bu tür reklamlar kaldırılmalı, sipariş verenlerin beklentileri bu kadar yükseltilmemelidir. Hizmet alanlar da kuryeleri ve işletmecileri sık boğaz etmemeli makul gecikmeleri hoş karşılamalıdır.

            Hazır son günlerde gündeme gelen Scooter kullanımı ile ilgili yapılması planlanan düzenleme ile beraber motorlu kuryeler içinde bir düzenleme yapılmalıdır. En az kuryeler kadar bir çok belediye ve çeşitli firmalar tarafından yaygınlaştırılan scooterlar da  gittikçe yoğunlaşan sorun olmakta. Tek kişinin kullanması gereken bu Scooterlara iki kişi binerek tehlikenin dozu da iki kat artmaktadır. (Ayrıca bu Scooter yerine Türkçe bir kelime bulunmalı)

            Bu gerçekten kaçmak yerine, başta Hükümet olmak üzere yerel yönetimler bu gerçekle yüzleşerek çözüm yolları bulunmalıdır.

            Kuryelik yapan ya da Scooterlarla ulaşımını sağlayan evlatlarımız, üç kuruş ekmek parası için ölümle burun buruna getirilmemelidir.

  Bu yazı 537 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLARIMIZ
YUKARI