Sivas Kızılırmak Gazetesi |Sivas'ın Birlik Sesi
HV
15 TEMMUZ Pazartesi 12:07

BİZİM OCAK ANILARI -6-

Mehmet AVCI
Mehmet AVCI
Giriş Tarihi : 11-06-2024 16:02

Ocak 1992

         1991 yılı kasım ve aralık ayını Bizim Ocak Dergisi yönetimi olarak oldukça yoğun ve hareketli geçirmiştik. Lise, üniversite, fakülteler ve yurtlardaki teşkilatlarımızın tamamını oluşturmuş ve öğrencilere Ocak olarak ulaşmaya başlamıştık. Gençlerin Ocağ’a adapte olabilmesi için hemen hemen her gün seminerler düzenleyerek eğitim ve kültür faaliyetlerimizi hızlandırmıştık. Çıkarılan seminer programıyla günlük birkaç sohbet programı düzenleyerek lise ve fakültelerdeki öğrencilerin hem ocağa aidiyet hissetmelerine hem de dava bilincine ermelerine katkı sağlıyorduk.

         Bizim Ocak Temsilciliği olarak her yıl bir gece düzenliyor ve hemşehrilerimizle üst düzey yöneticilerimizi bir araya getirerek yılda bir de olsa farklı bir akşam geçirmelerine katkı sağlıyorduk. Bu gecelerde elde ettiğimiz gelirle Ocağımızın kira elektrik gibi masraflarını da çıkarmış oluyorduk.

         Sivas merkezle birlikte Bizim Ocak İlçe temsilciliklerimizin de düzenlediği gecelere katılarak teşkilatlarımıza güç ve destek sağlıyorduk. Oldukça yoğun bir kar yağışı ve soğuğun hakim olduğu 91 yılı aralık ayında Suşehri Bizim Ocak temsilciliğimizin düzenlemiş olduğu müzik eğlence şölenine Ocak yöneticilerimiz ve yerel sanatçımız olan İsmail Koç’la birlikte katılım sağladık.  Bir minibüsle oldukça zorlu koşullarda kar ve buzla mücadele ederek güçlükle Suşehri’ne ulaşabilmiştik. Bu geceye milletvekilimiz Muhsin Yazıcıoğlu da katılmıştı. Bu coşkulu ve güzel gecenin ardından Suşehri’nde Ocağımız daha da geniş katılımlarla bir çok faaliyete imza atmıştı.

         1992 yılının ilk faaliyetini hummalı bir çalışmanın ardından Ocak ayında gerçekleştirdik. “Gönül Birliği 2” ismiyle yaptığımız gece için günler öncesinden hazırlıklara başlamıştık. Davetiyeler, programın içeriği, davet edilecek sanatçılar ve genel merkez yöneticilerinin programlarının uygun olup olmaması gibi konuları netliğe kavuşturarak Ocak ayının 18’inde gece yapmaya karar verdik. Gecenin duyurulabilmesi için çok sayıda afiş gerekiyordu. Ocağın ne davetiye ne de afişler için harcayabileceği parası yoktu. Arkadaşlarla uzun süren istişareler sonucu biletlere reklam alabileceğimiz fikri ortaya atıldı. Aynı saatlerde MÇP il teşkilatının da toplantısı vardı. Hemen Adil Coşkun başkanı arayarak yönetimdeki arkadaşlarımızdan davetiyeye reklam vermek isteyenleri tespit etmesini istedik. Bir süre sonra yönetimdeki iş adamı arkadaşlarımız ve başka firmalardan da aldığımız reklamla iyi bir gelir elde etmiştik. Bu paranın tamamıyla afiş bastırarak Sivas’ın tamamını afişlerle donatmıştık. Davetiyelere reklam fikri ilk kez Sivas Ocak tarafından uygulamaya geçmiş Türkiye’de bir ilke daha imza atmıştık.

         Ocak olarak düzenlediğimiz gecelere katılacak sanatçıların belirlenmesinde en büyük yardımı Ocak genel merkezindeki Sosyal ve Kültür masasından alıyorduk. Yaptığımız istişare sonunda çıkardığı yeni kasetle gençler arasında oldukça popüler olan Arıf Nazım, Ozan Sefai ve o dönemlerde Konya’da yerelde yeni yeni adını duyuran Mustafa Yıldızdoğan’da sanatçı listesine eklendi. Yine Konya’lı ve o tarihlerde Sivas’ta askerlik vazifesini yapan, çarşı iznini ise Ocağımızda geçiren sanatçı Ahmet Çakır’ı da listeye eklemiştik.

         Biletlerimiz ve afişlerimiz bastırılmış ve bilet satışlarına başlamıştık. Aradan bir hafta kadar geçmişti ki satılsın diye verdiğimiz biletlerin bir kısmı iade olarak geri dönüyordu. Yönetimden arkadaşlar iade biletleri gördükçe “Bilet fiyatlarını düşürelim” demeye başlamıştı. Ocak’ta aktif görev almayan eski ocakçı ve samimi arkadaşlarıma verdiğim biletlerle olumlu dönüşlerin olması beni umutlandırdığı için yönetimdeki arkadaşlarıma endişe etmemelerini ve salonun doldurulacağına dair telkinde bulunuyordum. Geceye yaklaşık üç dört gün kalmış biletlerin çoğu elimizde kalmıştı. Tüm arkadaşlar salonun dolmayacağı ve gecenin fiyaskoyla sonuçlanacağı konusunda endişe ediyordu. Ocak’ta tedirgin bir hava hakimdi. Ocaktaki gençlere kapı kapı, esnaf esnaf gezerek biletleri satmalarını belirterek bilet satışlarına hız verdik. Son birkaç günde bilet satışları hızlanmış ve biletlerin çoğunu satmıştık. Salon hınca hınç dolmuş ve stresli bekleyişimiz güzel ve mutlu bir sonla bitmişti.

         Genel merkezle gecemize katılacak olan sanatçıların belirlenmesi için yaptığımız görüşmelerde Mustafa Yıldızdoğan’ın çok cüzi bir ücret karşılığında sahne alabileceğini belirtmişlerdi. Yıldızdoğan’ın henüz çok genç olması ve sahne tecrübesizliğinin olması sebebiyle genel merkezin de haklı bir endişesi vardı. Yıldızdoğan için Sivas’taki konser bir bakıma kendini ispat edeceği bir fırsat olacaktı. Genel merkez, Sivas’ta göstereceği sahne performansını beğenmemiz halinde Türkiye genelinde diğer illerde yapılacak olan gecelere de Yıldızdoğan’ı sanatçı olarak göndereceklerini belirtmişlerdi. Konserde Sivaslıların beğenisini toplayan Yıldızdoğan hakkında genel merkezimize olumlu görüş bildirdik. Bunun üzerine Türkiye’nin bir çok ilinde sahne alan Yıldızdoğan’ın ülke genelinde tanınmasında Sivas Ocak öncülük etmiş oldu.

         Asker olmasına rağmen geceye sanatçı olarak katılmakta ısrar eden Ahmet Çakır’ın  konser vermesi mümkün değildi.  Bir askerin gecenin o saatinde kışladan çıkarak konsere katılmasının mümkün olmayacağını söylememize rağmen Çakır “işin o tarafını bana bırakın” diye ısrar ediyordu. Gecenin başlamasına doğru üzerinde asker kıyafetiyle Ocak kapısında Ahmet Çakır’ı görünce hepimiz şok olmuştuk. Meğerse Çakır, tel örgülerden kaçmış ve ocağa kadar koşmuş kan ter içerisinde kalmıştı. Sahnede müthiş marş ve şiirler okuduktan sonra ise geç saatlerde tekrar tel örgülerden girerek koğuşuna kadar kazasız belasız gitmişti. Çakır’ın bu davranışı dönemin ülkücülerinin Ocak için neleri göze alabileceğinin de bir göstergesiydi.

         O yıl kış mevsimi Türkiye genelinde oldukça sert geçiyordu. Nitekim Arıf Nazım olumsuz hava şartlarını bahane ederek Sivas’a gelmemişti. Ozan Sefai ise o şartlarda her tarafı buz tutmuş olan Renault arabasıyla Sivas’a güç bela ulaşabilmişti.

         O gecede yaptığımız bir faaliyetle bir ilke daha imza atmıştık. Daha önce esnaflardan topladığımız hediyelik eşyalar, temel fikir kitaplardan ve Ömer Nasuhi Bilmen’in 8 ciltlik tefsirini çekilişle geceye katılan Sivas halkına dağıttık. Üzerinde numara olan çikolataların satışını yaptıktan sonra yapılan çekilişte numarası çıkan ülküdaşlarımıza çok sayıda hediye dağıtmıştık.

         Gecenin onur konuğu Milletvekilimiz Muhsin Başkanın “Ülkücülerin çilesi, ülkücülüğün anlam ve önemi, Türkiye’nin ve Türk dünyasının sorunlarının tespiti ve çözüm yolları” ile ilgili yaptığı muhteşem konuşmanın ardından gece, sanatçılarımızın müthiş performanslarıyla güzel bir şekilde sona ermişti. Sanatçılarımıza Sivas halkı da coşkulu bir şekilde eşlik etmiş beklentimizin de üstünde bir faaliyete imza atmıştık. Sivas’ın zemheri soğuğunda insanlarımızın içini ısıtan güzel bir geceyle ülkücü hareketin mensuplarının birlik ve beraberliğine katkı sağlamanın hazzını yaşadık.

YORUMLAR
sanalbasin.com üyesidir