Sivas’ı 2. Faza Bırakmak Kalkınma Değil, Sessiz Tasfiyedir

Sivas’ın 2. faz söylemine itilmesi gecikme değil, sermaye akışından ve lojistik omurgadan dışlanma anlamına geliyor.

29 Oca 2026 - 15:09 YAYINLANMA
Sivas’ı 2. Faza Bırakmak Kalkınma Değil, Sessiz Tasfiyedir

Ulusal Sanayi Alanları Master Planı’nda Sivas’ın ilk faz dışında bırakılarak “Sivas–Iğdır hattında ikinci fazda değerlendirileceği” yönündeki yaklaşım, teknik bir planlama tercihi olmaktan ziyade stratejik bir kalkınma hatası olarak değerlendiriliyor.

Yapılan değerlendirmelerde, birinci fazın doğrudan sermaye akışı ve yatırım çekim gücü oluşturduğuna dikkat çekilirken, ikinci fazın çoğu zaman “beklemede kalan”, üçüncü fazın ise fiilen yatırım haritalarından silinen alanlar hâline geldiği vurgulanıyor. Bu çerçevede Sivas’ın ikinci faz söylemine itilmesinin gecikme değil, ekonomik dışlanma anlamına geldiği ifade ediliyor.

Karadeniz–Akdeniz Hattında Sivas’ın Dışlanması Eleştiriliyor

Planlanan sanayi koridorunun fiilen Samsun–Amasya–Yozgat–Kayseri–Niğde–Mersin hattı üzerinde şekillendiği belirtilirken, bu dikey lojistik omurganın coğrafi ve lojistik merkezinde Sivas’ın yer aldığına dikkat çekiliyor.
Sivas’ın; Karadeniz–Akdeniz geçiş hattında, Doğu–Batı kara ve demiryolu aksında, Orta Anadolu’nun lojistik düğüm noktasında ve enerji iletim hatlarının merkezinde bulunan stratejik bir kavşak şehir olduğu vurgulanıyor.

Bu tabloya rağmen Sivas’ın plan dışında tutulmasının, “koridoru çizip merkez düğümü yok saymak” anlamına geldiği ve bunun bir planlama değil, açık bir harita mühendisliği hatası olduğu ifade ediliyor.

“Sivas–Iğdır Hattı” Söylemi Tartışma Yarattı

Sivas–Iğdır hattının sanayi yoğunluğu bulunmayan, lojistik altyapısı zayıf, liman bağlantısı olmayan ve sermaye çekme potansiyeli sınırlı bir hat olduğuna dikkat çekilen değerlendirmede, bu güzergâhın ana sanayi omurgası olamayacağı, ancak sınırlı bir bölgesel destek hattı olarak değerlendirilebileceği kaydediliyor.

Ekonomik ve Sosyal Riskler Sıralandı

Sivas’ın plan dışında kalmasının; yatırımcı haritalarında boş alan olarak görülmesine, teşvik önceliği kaybına, lojistik ağlardan kopmaya, genç nüfus göçünün hızlanmasına, OSB’lerin yatırım çekememesine ve üniversite–sanayi entegrasyonunun zayıflamasına yol açabileceği belirtiliyor. Bu durumun şehir planlaması değil, “şehir tasfiyesi” anlamına geldiği ifade ediliyor.

“Sorun, Sivas’ın Bölgesel Merkez Olarak Görülmemesi”

Değerlendirmede asıl sorunun, Sivas’ın karar vericiler nezdinde merkez şehir, lojistik hub ya da taşıyıcı şehir olarak konumlandırılmaması olduğu belirtilerek, bu bakış açısının kalkınma politikası değil, haritadan yönetme anlayışı olduğu vurgulanıyor.

Net Talep: Sivas 1. Fazda Yer Almalı

Açıklamada, Sivas’ın ana sanayi omurgasında yer alması, koridor merkezi şehir statüsü kazanması, lojistik hub olarak tanımlanması ve sanayi master planının omurga noktalarından biri hâline getirilerek 1. faz yatırım alanları içine alınmasının stratejik bir zorunluluk olduğu ifade ediliyor.

Sonuç olarak, Sivas’ı ikinci faza bırakmanın kalkınma planı olmadığı, Karadeniz–Akdeniz hattı dışında tutmanın planlama değil, merkez omurgadan koparmanın ise strateji sayılamayacağı vurgulanarak, bu yaklaşımın “sessiz tasfiye politikası” anlamına geldiği kaydediliyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: