Bizim çocuklar değişir, plan değişmez

15 Oca 2026 - 15:31 YAYINLANMA

 
“Mü’min aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz.”
Peygamberimizin söylediği rivayet edilen bu söz,
aynı delikten,
aynı yılan tarafından,
aynı yöntemle
iki kez ısırılmamayı öğütler.
Ama bizde işler biraz farklı yürür.
Türkiye’de siyaset çoğu zaman kişiler üzerinden değil, projeler
üzerinden ilerler.
Ve projelerin en sevdiği şey,
her ihtimale karşı yedek lastik taşımaktır.
Bir dönem Recep Tayyip Erdoğan iktidara taşınırken
aynı el yordamıyla,
aynı medya diliyle,
aynı “mağduriyet hikâyesiyle”
başka bir figür de sessiz sedasız yedekte tutuluyor.
Bugün o figürün adı: Ekrem İmamoğlu.
Bu bir hakaret değil,
bir övgü hiç değil.
Bu, bir siyasi yöntem tespitidir.
Bunu ilk kez ben söylemiyorum.
Abdurrahim Karslı,
Abdurrahman Dilipak,
Erol Mütercimler gibi isimlerin şahitlik ettiği süreçlerle
Banu Avar’ın yıllardır anlattığı örüntüler arasında
ürkütücü bir benzerlik var.
Aynı kalıp.
Aynı senaryo.
Sadece oyuncular değişiyor.
Anadolu’da eski bir hikâye anlatılır:
Köyün ağası,
çocuklarından birini Halk Fırkası’na,
ötekini Demokrat Parti’ye sokarmış.
“Kim kazanırsa kazansın, işimiz yürüsün” diye.
Ağanın aklına bu gelmişti.
Amerika’nın aklına gelmez mi?
Hem de çok daha önce gelmişti.
Onlar buna bazen “bizim çocuklar” der.
Bizim sandığımız çocuklar ise
“Emir komuta emrederse gerekirse papaz elbisesi bile giyerim”
der.
Onlar planlarına yedek planlar yapadursun.
Kim ne derse desin,
tüm uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter.
Velhasıl,
sandığa elini uzatırken mesele “bu kez farklı” demek değil;
mesele, aynı deliği fark edebilmektir.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: