TÜİK’in Ak Sakalı

10 Mar 2026 - 17:17 YAYINLANMA

Her ay Türkiye’de aynı sahne yaşanır.

TÜİK enflasyon rakamlarını açıklar.
Televizyonlarda grafikler çıkar.
Uzmanlar oranları tartışır.

Sonra vatandaş pazara gider.
Markete girer.
Etiketlere bakar.

Ve kendi hesabını yapar.

Rakamlarla hayat arasındaki mesafe işte tam burada başlar.

Ekonomide krizler olur, fiyatlar yükselir, sonra zamanla dengelenir. Ama Türkiye’de enflasyon artık geçici bir durum gibi değil, hayatın doğal bir parçası gibi yaşanıyor.

İnsanlar fiyatların artmasına şaşırmıyor.
Bazen değişmemesine şaşırıyor.

Türkiye üretir, satar, ihraç eder. Ama çoğu zaman aynı ürünü başka ülkelerden daha ucuza satar. Yumurta, üzüm, zeytinyağı…

Üretiyoruz ama emeğin değeri hâlâ tartışılıyor.

Ekonominin teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Para politikası, kur dengesi, maliyetler…

Teknik tarafını uzmanlara bırakalım.

Ama vatandaşın aklındaki soru çok daha basit:

“Her şey neden sürekli pahalanıyor?”

Üstelik açıklanan rakamlar da toplumun önemli bir kesimi tarafından şüpheyle karşılanıyor.
Millet marketteki ve pazardaki fiyatları görünce haliyle bu rakamlara inanmakta zorlanıyor.

Velhasıl, bu memlekette bazı şeyleri anlatmanın en iyi yolu bazen bir fıkradan geçiyor.

Nasreddin Hoca’dan…

Komşusu bir gün Nasreddin Hoca’dan eşeğini ödünç ister. Daha önce de eşeği alıp hor kullandığı için Hoca vermek istemez.

“Kusura bakma komşu, eşek burada yok.” der.

Tam komşusu arkasını dönüp gidecekken ahırdan eşeğin sesi gelir.

Komşu şaşırır:

“Hocam, hani eşek burada yoktu?”

Hoca cevap verir:

“Yani ilahi komşu, bu yaşımda ak sakalımla benim sözüme inanmıyorsun da eşeğin sözüne mi inanıyorsun?”

Şimdi mesele tam da burada düğümleniyor.

Biz şimdi TÜİK’in ak sakalına mı inanalım, yoksa eşeğe mi?

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: