❝İbni Sina'nın Mirası, Anadolu'nun Şifa Yurdunda Yaşatılıyor❞

Sivas Valiliği tarafından Gökmedrese’de düzenlenen İbn-i Sina Haftası programı, tarihi şahsiyetlerin ve onların fikirlerinin gelecek kuşaklara nasıl aktarılacağı konusunu da yeniden gündeme getirdi. Kayseri’de İbn-i Sina’nın heykelinin altında “İlim ve sanat takdir edilmediği yeri terk eder” sözü yer alırken, Sivas’ta Hacı Bektaş-ı Veli’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” mesajı heykelle şehir hafızasına kazandırılıyor.

22 Ağu 2026 - 02:06 YAYINLANMA
22 Ağu 2026 - 02:08 GÜNCELLEME

 

Tıp ve bilim tarihinin en önemli isimlerinden İbn-i Sina, 17-23 Ağustos İbn-i Sina Haftası kapsamında Sivas Valiliği tarafından tarihi Gökmedrese’de düzenlenen programla anıldı.

İl protokolü ve vatandaşların katıldığı programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İbn-i Sina’nın yalnızca yaşadığı dönemin değil, insanlık tarihinin yetiştirdiği en büyük hekim, bilim insanı ve düşünürlerden biri olduğuna dikkat çekti.

Vali Şimşek, İbn-i Sina’nın bıraktığı mirasın bugün de önemini koruduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İbn-i Sina’yı anmak, yalnızca geçmişte yaşamış büyük bir bilim insanını hatırlamak değildir. Aynı zamanda bilime, araştırmaya, akla ve insanlığa hizmet idealine verdiğimiz değeri yeniden ifade etmektir.”

Vali Yılmaz Şimşek’in konuşmasının ardından Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birnur Akkaya, İbn-i Sina ve bilimsel mirası üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

HEYKELİ KAYSERİ’DE, MİRASI SİVAS’TA

İbn-i Sina’nın bilimsel mirasının Sivas’ın simge eserlerinden Gökmedrese’de anlatıldığı günlerde, Kayseri’de bulunan İbn-i Sina heykeli de dikkat çekici bir mesaj taşıyor.

Kayseri’de Erciyes Üniversitesi yerleşkesindeki heykelde İbn-i Sina, elindeki açık kitabı incelerken ve düşünürken tasvir ediliyor.

Ancak heykeli anlamlı kılan yalnızca İbn-i Sina’nın tasviri değil.

Kaidesinde şu söz yer alıyor:

“İlim ve sanat takdir edilmediği yeri terk eder.”

Heykelin hemen arkasında ise “Nakil Merkezi – Transplantation Center” tabelasının bulunması ortaya ayrıca anlamlı bir görüntü çıkarıyor.

Yaklaşık bin yıl önce tıp alanındaki çalışmalarıyla insanlık tarihine geçen İbn-i Sina’nın heykeli önde, modern tıbbın en ileri uygulamalarından organ naklinin gerçekleştirildiği sağlık merkezi ise hemen arkasında yer alıyor.

Gökmedrese’de gerçekleştirilen program da geçmişte yaşamış büyük bir bilim insanının yalnızca isminin anılmadığını, düşüncelerinin ve bilime verdiği önemin yeni kuşaklara aktarılmaya çalışıldığını gösteriyor.

İNSANLIK MESAJINI BİNLERCE YILDIR TAŞA İŞLİYOR

Aslında insanların düşüncelerini ve vermek istedikleri mesajları taş, figür ve semboller üzerinden gelecek kuşaklara aktarması yeni değil.

Anadolu bunun dünyadaki en önemli örneklerinden birine sahip: Göbeklitepe.

Henüz yazının bulunmadığı binlerce yıl öncesinde insanlar dev dikilitaşlara hayvan figürleri ve çeşitli semboller işledi. Bugün bilim dünyası, bu eserlerden yola çıkarak o çağdaki insanların yaşamlarını, düşünce dünyalarını ve inanışlarını anlamaya çalışıyor.

Taş böylece yalnızca bir yapı malzemesi olmaktan çıkıyor; hafızaya ve mesaja dönüşüyor.

Binlerce yıl önce taşa işlenen semboller bugün insanlığa geçmişi anlatıyorsa, modern şehirlerde tarihi şahsiyetleri sözleri ve sembolleriyle görünür kılan eserler de gelecek nesiller için şehir hafızasının bir parçası oluyor.

SİVAS’TAKİ HACI BEKTAŞ-I VELİ HEYKELİ DE AYNI MESAJI TAŞIYOR

Bu açıdan bakıldığında Sivas Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Hacı Bektaş-ı Veli heykelini de yalnızca bir heykel olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Eserde Hacı Bektaş-ı Veli’nin hafızalara kazınan;

“Bir olalım, iri olalım, diri olalım”

sözü yer alıyor.

Heykelde verilen mesaj bununla da sınırlı değil.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin kucağında aslan ile ceylanın birlikte tasvir edilmesi, yüzyıllardır onunla özdeşleştirilen hoşgörü ve bir arada yaşama düşüncesini görsel olarak anlatıyor.

Güçlü ile güçsüzün, yırtıcı ile ürkek olanın aynı kucakta huzur içerisinde bulunması; farklılıkların çatışmak yerine bir arada yaşayabileceğine yönelik güçlü bir sembolik anlatım oluşturuyor.

Heykelin önünden geçen bir çocuk Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatını henüz bilmese dahi, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözünü okuyabilir. Aslan ile ceylanın neden aynı kucakta olduğunu merak edebilir.

Bu merak ise tarihi öğrenmenin ilk adımına dönüşebilir.

BİRİNDE İLİM, DİĞERİNDE BİRLİK MESAJI

Kayseri’deki İbn-i Sina heykeli ile Sivas’taki Hacı Bektaş-ı Veli heykeline bu açıdan bakıldığında iki eserin de topluma yalnızca geçmişte yaşamış bir kişiyi göstermediği görülüyor.

Kayseri’de İbn-i Sina’nın altında;

“İlim ve sanat takdir edilmediği yeri terk eder.”

Sivas’ta Hacı Bektaş-ı Veli’nin yanında ise;

“Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

sözü bulunuyor.

Biri ilim ve sanatın kıymetini bilmeyi, diğeri ise birlik ve beraberliği gelecek kuşaklara hatırlatıyor.

Sivas Valiliğinin Gökmedrese’de düzenlediği İbn-i Sina programı da aslında aynı amaca hizmet ediyor: Geçmişi yalnızca anmak değil, geçmişten bugüne ulaşan değerleri gelecek kuşaklara aktarmak.

Şehirlerin hafızası yalnızca binalarla değil; o binalarda anlatılan fikirlerle, meydanlardaki sembollerle ve gelecek kuşaklara bırakılan sözlerle de oluşuyor.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: