BÜYÜK BİRLİK: 33 YILLIK ONURLU YÜRÜYÜŞ
Tarih 6 Aralık 1992…
Ankara Söğütözü’nde yapılan Siyasi Karar Kurultayı’nda, Türkiye’nin geleceğine dair tarihi bir karar alındı. Ülkenin zor zamanlarında el verecek, kaos ve karamsarlık belirdiğinde “Biz buradayız” diyecek bir iradenin temelleri atıldı.
29 Ocak 1993’te; Türkiye’nin umuda en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, 99 cesur adam, daha sonra davası uğruna şehadet şerbeti içecek bir liderin öncülüğünde bir araya geldi ve Büyük Birlik Partisi kuruldu.
Büyük Birlik Partisi; kendisini milliyetçi, muhafazakâr, demokrat, sivil ve katılımcı bir siyasi hareket olarak ilan etti.
Bu tarif, sadece bir kimlik beyanı değil; aynı zamanda bir ahlak ve duruş manifestosu idi.
Kuruluşundan kısa bir süre sonra, dönemin Refah Partisi listelerinden Meclis’e giren BBP kökenli milletvekilleri, Refah–Yol Hükûmeti’ne verdikleri 8 milletvekiliyle güven oyu sayesinde, Büyük Birlik Partisi’nin ilkesel duruşunu ve kilit parti konumunu tarihe not düşürdü.
Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun o gün söylediği söz hâlâ kulaklarımızdadır:
“Müslümanların iktidarına engel olmam.”
Ne var ki bu iktidar, emperyal güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin organizasyonuyla; 28 Şubat postmodern darbesiyle, Sincan’da tanklar yürütülerek devrildi.
İşte o karanlık süreçte, Şehit Muhsin Başkan’ın tarihe altın harflerle kazınan sözü bir pusula oldu:
“Ordu bizim göz bebeğimizdir; ancak namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam.”
Bu dik duruş, sadece bir siyasi tavır değil; milyonlarca mütedeyyin ve demokrat insan için cesaretin, güvenin ve umudun sembolü oldu.
Yıllar sonra, 2007’de Muhsin Yazıcıoğlu bağımsız milletvekili olarak yeniden Meclis’e girerken, bugün değeri çok daha iyi anlaşılan şu cümleyi kurdu:
“Benim bu Meclis’te olmam gerekiyor. Çünkü benim olmadığım Meclis’te özerklik konuşulur.”
Takvimler 25 Mart 2009’u gösterdiğinde, yerel seçimlere sadece altı gün kala Türkiye acı bir haberle sarsıldı.
Ülkenin üzerine kapkara bulutlar çöktü ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadet haberi geldi.
Bugün gelinen noktada, Muhsin Başkan’ın neden şehit edildiği aslında gün gibi ortadadır.
O yaşasaydı, bu ülkede kimse Apo’ya özgürlük isteyemezdi.
Anayasa’nın temel maddeleri tartışma konusu dahi yapılamazdı.
Onu bizden alanlar sadece bir can almadı; bu milletin umudunu ve geleceğini de çalmaya kalktı.
Şehadetin ardından yaşanan kısa süreli bocalamalara rağmen; Şehit Liderimizin her daim yanında olan isimlerden biri olan Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin liderliğinde, bayrak yere düşmedi.
Alperenler, bu ülkenin temel mayası ve vatanın çimentosu olarak, kararlılıkla yürüyüşüne devam etti.
33 yıllık süreçte, Kurucu Genel Başkanımızın kara sevdası olan Sivas, onun şehadetinden sonra iki kez Büyük Birlik Partisi tarafından kazanıldı.
Keşke bunu görebilseydi…
Bu vesileyle; önceki Belediye Başkanımız Sayın Doğan Ürgüp’e, mevcut Belediye Başkanımız Sayın Dr. Adem Uzun’a, dürüst, ilkeli ve çalışkan yönetimleri için hem bir BBP mensubu hem de bir Sivaslı olarak teşekkür ediyorum.
Büyük Birlik Partisi’nin misyonuna uygun hareket etmek; biz İl Genel Meclisi üyelerinin ve Belediye Meclisi üyelerinin asli sorumluluğudur.
Son anketlerde Büyük Birlik Partisi’nin yüzde yüzün üzerinde bir büyüme trendi yakaladığı görülmektedir.
Bu yükseliş tesadüf değildir.
Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin yalnızca milli meselelerde değil; sosyal adalet, gelir dağılımındaki eşitsizlik, emeklinin ve asgari ücretlinin geçim mücadelesi, çiftçinin artan maliyetler karşısındaki zor durumu gibi toplumun doğrudan yaşadığı sorunlara dair net, sahici ve vicdanı merkeze alan söylemleri, milletimiz nezdinde güçlü bir karşılık bulmaktadır.
Büyük Birlik Partisi’nin oy artışının temel sebebi; popülizm ya da günü kurtaran söylemler değil, milletin derdiyle dertlenen bir liderlik anlayışıdır.
Bu sebeple partimizin, Sayın Genel Başkanımızın riyasetinde Türkiye’nin geleceğinde güçlü bir iktidar alternatifi olacağına dair inanç her geçen gün daha da pekişmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle; mensubu olmaktan onur ve şeref duyduğum Büyük Birlik Partisi’nin 33. kuruluş yıl dönümünü kutluyor,
ülkemizin geleceği adına umutla nice 33 yıllar diliyorum.