Sınırsız Hak Olur mu?

21 Şub 2026 - 16:45 YAYINLANMA

Geçtiğimiz günlerde Sivas Belediyesi’nin yaptığı bir paylaşım Türkiye gündemine oturdu.
65 yaş üstü bir vatandaşın yılda 3.365 kez toplu taşımayı kullandığı bilgisi mizahi bir dille kamuoyuna duyuruldu.
Kimi bunu bir “ifşa” olarak gördü.
Kimi ise hakkın suistimal edilmemesi için yapılmış nazik bir uyarı olarak değerlendirdi.
Ancak bazı art niyetli çevrelerin meseleyi “emeklilere tepki” şeklinde sunmaya çalışması en hafif ifadeyle çarpıtmadır. Zira söz konusu paylaşımda emeklilere yönelik tek bir ifade dahi bulunmamaktadır.
Türkiye bir sosyal hukuk devletidir.
Bu ilkenin doğal sonucu olarak 65 yaş üstü ve engelli vatandaşlarımızın toplu taşımadan ücretsiz yararlanması sağlanmıştır.
Ne var ki 2014 yılında yerel seçimler öncesi yapılan düzenleme, uygulama boyutu tam hesap edilmeden yürürlüğe konmuştur. Belediye araçlarının yanında özel halk otobüsleri de ücretsiz taşımaya mecbur bırakılmış, ancak ilk iki yıl işletmecilere kayda değer bir destek verilmemiştir.
Tartışma tam da burada başlamıştır.
Halk otobüsü esnafı şu soruyu sormuştur:
“Bu insanlar fırından ekmeği, bakkaldan sütü bedava alamazken biz neden ücretsiz taşıyoruz?”
Bu serzenişi görmezden gelmek adaletli değildir. Çünkü sosyal devlet, bir kesimi korurken başka bir kesimi mağdur etmemelidir.
Sonrasında devlet araç başı destek vermeye başlamış; ancak bu destek uzun süre sembolik düzeyde kalmıştır. Daha sonra yapılan düzenlemelerle belediyelere de destek verebilme yetkisi tanınmıştır. Bu süreçte, o dönem milletvekili olan Mustafa Destici’nin girişimleriyle yasal zeminin genişletilmesi sağlanmıştır.
Hilmi Bilgin döneminde devlet desteği belediye katkısıyla tamamlanmış, bugün ise Adem Uzun döneminde tam ücret üzerinden destek uygulaması sürdürülmektedir.
Yani bugün Sivas’ta halk otobüsü esnafının mağduriyeti önemli ölçüde giderilmiş durumdadır.
Peki sorun nerede?
Sorun şurada:
Kanun ücretsiz kullanım için herhangi bir üst sınır koymamıştır.
Belediye sınırsız binişin ücretini esnafa ödemektedir. Bu da kamu bütçesinden karşılanmaktadır. Kamu bütçesi ise hepimizin ortak kaynağıdır.
Şimdi soralım:
Sınırsız özgürlük var mıdır?
Sınırsız hak var mıdır?
Sınırsız kamu kaynağı var mıdır?
Dünyanın hiçbir yerinde sınırsız bir uygulama sürdürülebilir değildir. Hak vardır; ama ölçüsü de vardır. Sosyal devlet vardır; ama mali disiplini de vardır. Özgürlük vardır; ama sınırı başkasının hakkıdır.
Burada yapılması gereken; 65 yaş üstü vatandaşlarımızın onurunu zedelemeden, esnafı mağdur etmeden ve kamu kaynaklarını koruyarak makul bir denge kurmaktır.
Mesele yaşlılarımız değildir.
Mesele sosyal devlet ilkesini adalet terazisinde tartabilmektir.
Hak ile sorumluluk arasındaki denge bozulduğunda tartışma kaçınılmaz olur.
Bizim aradığımız şey kavga değil, adalettir.
Çünkü adalet yoksa hak da sürdürülebilir olmaz.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: