CHP ÇIKMAZI
"Mutlak butlan" ın CHP' ni krize sokma beklentisimi, yoksa faturası
ağır bir şekilde partiyi seçimlerden silmek mi, başka bir seçenek ise
ayrı bir parti kurmakmı sorusu hala gündemin en başında
beklemekte.
Özgür Özel'in "düşman hukuku" diye nitelendirdiği mahkeme sonuç
ve süreci ne olacak sorusu seçmenin aklını karışrırdığı gibi
karamsarlığada sürüklediği bir gerçek.
Bakınız Türkiye gündeminde Temmuz ayının gelmesiyle birlikte
çalışan kamu , özel sektörde çalışan asgari ücretli ve emeklilerin
refah bir düzeyde yaşayabilmesi için aylıklarına gelecek olan “ZAM”
mın olması gerekirken, ekonomi gidişatının negatif bir pozisyon
şeklini almış, güven eksikliği tavan yapmış iken biz nelerle
uştaşıyoruz diyeceğiz.
Peki CHP ne yapabilir?
Yeni bir parti kurmakmı.?
Kesinlikle olmamalı ve olursa tamamen bu parti bitmişi kendi ipinide
kendi kesmiş olur.
İktidara yakın kaynakların savunması şöyle:
"Madem bu kararın size yönelik bir kumpas olduğunu
düşünüyorsunuz. O zaman bir araya gelin ve oyunu bozun. CHP'nin
13 yıl genel başkanlığını yapmış olan Kemal Kılıçdaroğlu kararın
merkezinde yer alacak. Oyuna gelmek istemiyorsanız, Kemal Bey
parti Başkanlığını bıraksın."
Görüldüğü üzere buda olmadığına göre ne yapmalı.?
Peki, Kemal Bey geldi, Mahkeme kararı gereğince partinin Başkanı
ve ne yapacak?
Anlatılan şu:
il ve ilçe kongrelerini tamamlayıp olağanüstü kurultaya gidecek.
Kurultayda aday olmayacak!
Derken, Özgür Özel'in, CHP’nin lehine işlemiyecek ve “ZAMAN”
seçimlerde dağılmış, bölünmüş bir partinin neler sonuç doğurduğunu
seçmen ve tüm dünya bunu izleyecek, yine hazine bir akşamda
milyon dolar kayıplarla tarihe yazılacak.Bu sefer kaybeden sadece
parti değil, Türkiye ekonomisi ve meclistede konuşulduğu gibi
gariban vatandaş olacak.Ancak bu gariban vatandaş sanki
seçimlerde “TAVAN” yapacak gibi gözüküyor, ben demiyorum
anketler gösteriyor diyorum.
Gözden kaçan, belki de farkındalar ama, Özgür Özel ve Ekrem
İmamoğlu'nun parti üzerindeki etki ve yetkisi zayıflıyor diye
düşünebilirler, oysaki yanılıyorlar ibre bu sefer zayıflama yerine
yükselişte olduğunu görüyoruz, bunuda ben demiyorum, zayıflama
yerine, tam tersi yükselme ibresinde olduğunu anketler gösteriyor.
Kılıçdaroğlu'nun kendisine ihanet ettiğini düşündüğü isimleri tasfiye
etmek yerine orta yolu bulup, bir kenerda saygın bir pozisyon alıp,
doğru yolu gösteren, çözüm arayan konumunda olsa daha iyi
olmazmıydı.?
Tabiki olurdu, geçmi kalındı.?
Evet geç kalındı.
Belki bir ihtimal, önümüzdeki günlerde sürpriz bir görüşme olursa
"mutlak butlan" kararını etkileme potansiyeli taşıyabilir!
Bir sonraki köşe yazımızda buluşmak üzere Hoşçakalın