İNSANIN KENDİSİ İLE YÜZLESTİĞİ AN...

30 Oca 2026 - 17:22 YAYINLANMA

Bu sabaha uyandığımda bu kadar kötü bir sahneyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Son zamanlarda dünyadan gelen kötü haberlere üzülürken, alışmaya çalışırken, Afyon’un Bolvadin ilçesinden gelen bu haber beni resmen sarstı. Uzaktaki acılara üzülmek başka; gözünün içine sokulan bir zulümle yüzleşmek gerçekten bambaşka.
Bolvadin’de sahipsiz bir sokak köpeği, ayaklarından bağlanarak baş aşağı asıldı ve eziyet edilerek katledildi. Bu bir anlık öfke değil. Bir kaza hiç değil. Bilinçli ve planlı bir zulüm. Kaçamayacağı, kendini savunamayacağı bilinen bir can, bilerek seçildi.
Savaşlar, felaketler, yoksulluklar ekranlardan akıp giderken insan kendine bir mesafe koyabiliyor. Kendini ve akıl sağlığını korumak için belli bir noktada pozisyon alabiliyor.Ama bu görüntü mesafe tanımadı. Ekrandan çıkıp, acımasız bir el oldu ve boğazıma yapışan bir el gibi olağanca gücüyle beni sıkmaya başladı. Doğrudan vicdana dokundu. “Dünyada kötülük var” bilgisini değil, “kötülük burada, yanımızda ve bizden de içimizdeki iyilikten de daha  cesur” gerçeğini hatırlattı.
Onun o eziyeti yaşarken hissettiklerini düşündükçe çıldırıyorum.
Kaçamamayı…
Sesini kimsenin duymamasını…
Ayaklarından bağlanmışken yere değil, ölüme bakarak beklemeyi…
Hiçbir  hayvanın aklı, kötülüğü anlamaz.
O an ne “neden” vardır, nede bunu “hak ettim mi” sorusu.
Sadece korku vardır.
Sadece çaresizlik.
Ve son ana kadar ona kötülüğü yapan insandan merhamet bekleyen bir bakış…
İnsanı asıl parçalayan da budur zaten.
Bir canın, son umudunu bile insana bağlaması
ve karşılığında zulüm bulması.
Bu noktada öfke bir duygu olmaktan çıkar.
Bu, vicdanın kendini savunma çabasıdır.
Çünkü böyle bir acıyı “normal” karşılayan bir zihin, yarın hiçbir acıyı ayırt edemez.
Bu soru bizi sadece bugüne değil, kim olduğumuza götürüyor.
İnançlar farklı olabilir ama bu konuda söyledikleri aynıdır. İslam, hayvanları “ümmet” olarak tanımlar; bir canlının acısına kayıtsız kalmayı bile ağır bir suç sayar. Hristiyanlık, doğru insanı hayvanının canını gözeten insan olarak tarif eder. Yahudilik, hayvana acı çektirmeyi günah kabul eder. Budizm ve Hinduizm, zarar vermemeyi insan olmanın temel şartı sayar. Dinler farklı dillerde konuşur ama vardıkları yer aynıdır: Can kutsaldır. Güçsüz olan korunmalıdır.
Peki ya bu toprakların sözü? Ya bizim kadim töremiz?
Türk töresinde hayvan mal değildir; yoldaştır, emanettir, candır. Atını aç bırakan ayıplanırdı. Sürüsüne eziyet eden “adam” sayılmazdı. Osmanlı’da kuşlar için vakıflar kurulmuş, sokak hayvanları için imaretlerden pay ayrılmıştı. Bir hayvana kötü davranmak, kanundan önce ayıptı. Ayıp ise cezadan önce gelen en ağır toplumsal yaptırımdı. Merhamet bu topraklarda zayıflık değil, gücün terbiyesiydi.
Bolvadin’de yaşanan şey; ne dinimizin, ne töremizin, ne de kültürümüzün mirasıdır. Bu, cezasızlığın, alışmanın ve duyarsızlaşmanın ürünüdür.
Bilim artık tartışmaya yer bırakmıyor: Hayvana şiddet uygulayan bireylerde kadına şiddet, çocuğa istismar ve ağır suç eğilimleri çok daha yüksektir. Hayvana uzanan el, gücün ilk kez yanlış kullanıldığı yerdir. Toplumları çürüten şey sadece kötülük değildir; kötülüğe alışmaktır.
Bu yüzden üzülmek yetmez. Kınamak yetmez. Sosyal medyada paylaşmak, yorum yapmak yada gözyaşı döken bir imoji bırakmak yetmez.Birkaç gün konuşup susmak hiç yetmez. Bir canı ayaklarından bağlayarak öldürmenin bedeli para cezası olamaz. İyi hâl indirimiyle geçiştirilemez. Hayvana şiddet açıkça şiddet suçudur ve ertelemesiz, caydırıcı hapis cezalarıyla karşılık bulmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca Bolvadin’de öldürülen bir köpek değildir.
Mesele, en savunmasız olana ne yaptığımızdır.
Mesele, gücü nasıl kullandığımızdır.
Mesele, hâlâ insan kalıp kalamadığımızdır.
İnanın biz bu olanlara gerçekten alışırsak, kötülüğün kapısı sonuna kadar açılacak.
Gelin bu kapıyı sonsuza kadar kapatıp en güçlü şekilde kiltleyelim.

Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki, toplum hayvana yapılan zulme sessiz kaldığı ve güçlü önlemler almadığı gün, kendi insanına da sahip çıkma hakkını kaybeder...

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: