“TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZ, HUZURU ZEDELER”
Toplumsal huzurun yolu, terörle arasına net ve tartışmasız bir çizgi çekmekten geçer. Anadolu’nun hafızasında terörün pazarlığı yoktur. Bebek katilleri için “umut hakkı” gibi kavramların gündeme getirilmesi, bu toprakların vicdanında asla karşılık bulmamaktadır. Çünkü bu millet için umut; masumlar, analar, çocuklar ve geleceğimiz içindir. Eli kana bulanmış olanlar için değil.
Terör, sıradan bir suç değildir. Devlete, millete ve toplumsal barışa karşı işlenmiş ağır bir insanlık suçudur. Bu nedenle terör faillerine yönelik her yumuşama, yalnızca geçmişte yaşanan acıları kanatmakla kalmaz; aynı zamanda geleceğe duyulan güveni de zedeler. Hukuk, suçu meşrulaştırmaz; suçla kararlı biçimde mücadele eder.
Terör sevicilerin yeri makamlar değil, hukuk önünde hesap verecekleri yerlerdir. Terörden beslenen, bu milletin birliğine ve vatanın bütünlüğüne kasteden anlayışa gösterilecek her türlü müsamaha; şehitlerimizin aziz hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve şehit ailelerinin onuruna yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Bu vatan kolay kazanılmadı. Bayrağımız, masa başı hesaplarla değil; can pahasına verilen mücadeleyle bu gönderde dalgalanıyor. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin bedeli ve şehit ailelerinin sabrı bu devletin en kıymetli emanetleridir. Bu emanetleri yok sayan her söylem, milletin ortak hafızasını inkâr etmektir.
Yüce Türk Milleti, bebek katilleriyle yapılan her türlü pazarlığı vicdanen ve kalben reddetmektedir. Üç beş siyasi hesap uğruna, milletin kırmızı çizgileri aşılmamalıdır. Bu millet merhametlidir; ancak ihanet karşısında asla affedici değildir. Toplumsal barış, tavizle değil; adaletle, kararlılıkla ve net bir duruşla tesis edilir.
Bizler, Türk Milleti olarak verilen bu mesajlara ve tavizlere kesin bir dille karşıyız. Kararımız nettir, duruşumuz bellidir. Bu topraklarda huzur, ancak adaletin dimdik ayakta durmasıyla sağlanır.