Kardeşliğin Kuyusunda da Olsak Vazgeçmeyiz

24 Şub 2026 - 00:33 YAYINLANMA

Hayat; imtihanlarla örülü uzun ve ince bir yoldur.

Kimi zaman düz, kimi zaman taşlı…

Kimi zaman çiçekli, kimi zaman dikenli…

Ama hakikat şudur:

Yürüdüğün yol ne kadar dikenli olursa olsun, sonundaki gülün kokusunu alıyorsan devam et.

Çünkü o koku; sabrın mükâfatıdır.

O koku; vazgeçmeyenlerin nasibidir.

Kulluğumuzun kalitesi ve kalibresi ise tam da burada kendini gösterir.

Sadece secdede değil, kardeşliğe verdiğimiz değerde…

Sadece dilimizde değil, gönlümüzde taşıdığımız merhamette…

Kulluğumuzun kalitesi; kardeşliğimize olan katkımız oranında kendini gösterir.

Bazen en ağır imtihanı en yakınımızdan görürüz.

Bazen en derin çukura, en güvendiklerimiz tarafından itilmiş gibi hissederiz kendimizi.

Tıpkı Yusuf gibi…

Kuyu karanlıktır.

Ama Yusuf’u yücelten o karanlık değil, o karanlığa rağmen kalbindeki affedişti.

İşte bu yüzden;

Kardeşlerimizin açtığı çukura düşsek bile kardeşlikten vazgeçme lüksüne sahip değiliz.

Çünkü kin büyütürsek kuyular derinleşir,

Ama affedersek yollar genişler.

Bu dünya bir yanı nasip, bir yanı rüyadır.

Bir yanı umut, bir yanı duadır.

Nasip olmadan olmaz.

Dua olmadan yol açılmaz.

Umut olmadan insan ayakta kalamaz.

Ve şimdi…

Ramazan’ın rahmeti kapımızı çalarken, bize unuttuklarımızı yeniden hatırlatıyor.

Paylaşmayı, sabrı, şükrü…

Kalbimizin veremediklerini, dilimizin sustuklarını, vicdanımızın ertelediklerini…

Ramazan; sadece aç kalmak değil, kalbi arındırmaktır.

Sadece sofrayı değil, gönlü de büyütmektir.

Kırgınlıkları azaltmak, kardeşliği çoğaltmaktır.

Çünkü yarın sel gider, kum kalır.

Geriye makamlar değil, duruş kalır.

Geriye sözler değil, kalplerde bıraktığımız iz kalır.

Ve günün sonunda sorulacak tek soru şudur:

Kardeşliğe ne kattın?

Selam ve dua ile…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: