https://www.sivaskizilirmak.net/files/uploads/user/imagesZ11_1.jpeg
ALP HAN

AKLINIZI SAKIN KAPATMAYIN

05-05-2021 13:27

Yavuz Sultan Selim Mısırı fethettikten sonra 1517 yılında, İskenderiye ve Antakya Patrikhanelerini İstanbul’daki Rum Patrikhanesine bağlayıp, patriğe de ekümenik, yani cihan patriği unvanı vermiş, bölgedeki Rum Ortodoks Hristiyanlarını kontrol altına almıştı.

Fener Rum Patrikhanesinin ekümeniklik hikâyesi de böylece başlamış oldu. Mısır’ın fethiyle de yüce dinimiz İslam için de Halifeliğin merkezi olmuştur.

İstanbul tarihin her döneminde bir medeniyet merkezi ve dinlerin birlikte hayat bulduğu bir yaşam merkezi olmuştur.

 Çağ açıp çağ kapatılacak kadar önemli bir şehir olan İstanbul, bu önemini hiçbir zaman kaybetmemiş ve bu konu da Hristiyan batının hep stratejik hedeflerinin merkezinde yer almıştır.

Coğrafi jeopolitiği itibarıyla “Boğazlar” Asya ve Avrupa Kıtalarının birleştiği bir geçiş noktasıdır. Yani çok çok önemli bir köprü görevi üstleniyor.

Küresel hegemonik alan oluşturmaya çalışan güçlerin, mutlaka kontrol altında tutmak istediği hem “Din” temelli, hem de coğrafi jeopolitiği gereği bütün enerji ve petrol doğal gaz kaynaklarının Asya’dan Avrupa’ya taşınmasında bir geçiş kavşağı konumundan kaynaklı bir şehir.

Düşünün şimdi?

 Fener Rum patrikhanesi “Ekümenik” unvanı ile bu coğrafya da ki bütün Ortodoks Hristiyanlarının kontrol merkezi olmuş, Rusya’nın, Yunanistan ve Balkanlar da ki Ortodoks kiliselerinin Vatikan gibi özerkliği sağlanmış İstanbul dan yönetildiğini.

Heybeliada Rum Ruhban okulunun da açılmasıyla, buradan yetişen din görevlilerinin bütün Ortodoks kiliselerde görev aldığı, misyonerlik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan.

İçinde bulunduğumuz süreçte Yenidünya düzeni sermaye egemenlerinin finans ve ticaret merkezi ve yatırım alanı olmuş bir dünya kenti.

Anadolu coğrafyası ve Mezopotamya –Fırat ve Dicle arası- coğrafyasında, bölünmüş, küçük devletçiklerden oluşan, kurulmuş bir konfederal yapı.

Kimin-kimlerin işine yarar?

Kendilerine “İnsanlık Misyonu” kılıfıyla, geçmiş dönemlerde ülkemizde Fetö terör örgütü tarafından yürütülen “Dinler diyaloğu” kılıfı gibi, Dünya da kendilerine göre senkretik bir din oluşturmayı hedef edinmiş bir sermaye endeksli ABD Kaynaklı bir gücün tabi ki.

ABD Başkanı Joe Bıden’ın 24 Nisan’da 1915 olaylarının yıl dönümünde yaptığı açıklama da “soykırım” ifadesini niçin kullandığını yukardaki bilgiler ile yeniden düşünelim isterseniz?

Kanal İstanbul, Montrö Boğazlar sözleşmesi, Yunanistan Dede ağaca kadar gelmiş Amerika, Rusya ve Ukrayna kavgası, Çin, İran, Rusya üçlüsünün ortak Avrasya ipek yolu stratejileri, İran ile Çin’in 25 yıllık ortak güvenlik anlaşması imzalamaları, İngiltere’nin AB den ayrılması ve müstakil politikalar ile Asya da yeni ortaklar bulma girişimi.

Neler oluyor farkında mısınız?

Covid.19 Salgınıyla Dünya meşgul ve tam kapanmalar yaşanır iken, Türk deyimi “Atı Alan Üsküdar’ı geçmeden” düşünelim, aklımızı kapatmayalım ve en büyük stratejik savaşların yaşandığı coğrafyamızda, neler olup bittiğini takip edelim, tedbirimizi alalım.

Neler Söylendi?
sanalbasin.com üyesidir