Her Gereksiz Sözünde Bir Çivi Çak
İnsan, konuşan bir varlıktır. Düşüncelerini, duygularını ve niyetlerini sözle dışa vurur. Ancak söz, sadece havada kaybolan seslerden ibaret değildir. Her söz, ya bir gönül inşa eder ya da bir gönlü yıkar. İşte bu gerçeği en çarpıcı şekilde anlatan atasözlerinden biri şudur: “Her gereksiz sözünde bir çivi çak.”
Bu atasözü, ilk bakışta basit bir öğüt gibi görünse de insanın hem manevi dünyasına hem de toplumsal ilişkilerine ışık tutan derin bir hikmet taşır. Gereksiz yere söylenen her sözün bir bedeli olduğunu, insanın farkında olmadan çevresinde izler bıraktığını hatırlatır.
Manevi terbiye eğitimde sözün büyük bir önemi vardır;dilin kalbin tercümanı olduğunu söylerler. Kalp temizse söz de temiz olur; kalp bulanıksa söz de insanları incitir. Bu nedenle birçok mutasavvıf, “Ya hayır söyle ya sus” prensibini hayatının merkezine koymuştur. Çünkü kırılan bir kalbi onarmak, duvara çakılan bir çiviyi sökmekten çok daha zordur. Çivi çıkarılsa bile duvarda izi kalır. Aynı şekilde kırıcı, gereksiz veya düşünülmeden söylenmiş sözlerin izi de insan ruhunda uzun süre yaşamaya devam eder.
Yunus Emre, insanı incitmemeyi ibadetin bir parçası olarak görmüştür. Onun “Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil” sözü, dilin sorumluluğunu en güzel şekilde ifade eder. Çünkü gönüller Allah’ın nazargâhı olarak kabul edilir ve söz, bu gönüllere ulaşan en güçlü araçlardan biridir.
Sosyolojik açıdan bakıldığında da atasözünün değeri daha net anlaşılır. Toplum, bireyler arasındaki güven ilişkileri üzerine kuruludur. Aileyi, arkadaşlığı, komşuluğu ve kurumları ayakta tutan şey yalnızca yasalar değil; aynı zamanda insanların birbirine karşı kullandıkları dildir. Gereksiz dedikodular, kırıcı eleştiriler, asılsız söylentiler ve düşünülmeden yapılan yorumlar toplumsal güveni aşındırır. Sosyologlar, sosyal sermayenin temelinde güvenin bulunduğunu belirtirler. Güvenin zedelendiği toplumlarda insanlar birbirinden uzaklaşır, dayanışma azalır ve sosyal bağlar zayıflar.
Bugün sosyal medya çağında bu atasözü her zamankinden daha anlamlıdır. Birkaç saniyede yazılan bir yorum, yapılan bir paylaşım veya söylenen bir söz binlerce insana ulaşabilmektedir. Dijital dünyada çakılan çivilerin izleri ise çoğu zaman silinmemektedir. İnsanlar bazen düşünmeden yazdıkları bir cümlenin karşı tarafta nasıl yaralar açabileceğini fark edememektedir.
Bu nedenle “Her gereksiz sözünde bir çivi çak” atasözü, aslında bir vicdan muhasebesi çağrısıdır. Söyleyeceğimiz sözün gerekli olup olmadığını, fayda sağlayıp sağlamadığını ve karşımızdaki insanın kalbinde nasıl bir iz bırakacağını düşünmemizi ister. Çünkü söz ağızdan çıktıktan sonra geri dönmez; tıpkı duvara çakılan çivinin bıraktığı izin kolay kolay kaybolmaması gibi.
Sonuç olarak; İnsan, diline sahip çıkmalıdır. Çünkü bazen bir söz, bir ömür sürecek bir dostluğun temelini atar; bazen de bir ömür taşınacak bir yaranın sebebi olur. Bu yüzden konuşmadan önce düşünmek, yalnızca bireysel bir erdem değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.
Saygılarımla !!!