Ömrü Ramazan Olanın Ahireti Bayram Olur”

20 Şub 2026 - 13:16 YAYINLANMA

“Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur.” Bu söz, sadece güzel bir temenni değil; bir hayat düsturudur. Ramazan’ı takvimdeki bir ay olmaktan çıkarıp, bir ahlâk ve istikamet mevsimi hâline getirebilenler için dünya bir imtihan, ahiret ise gerçek bayramdır.

 

Ramazan; aç kalmanın değil, tokken de nefsini tutabilmenin adıdır. Gözün haramdan, dilin kırıcı sözden, kalbin kibirden oruç tuttuğu bir terbiyedir. Bir ay boyunca sabra talim eden insan, aslında ömrünün tamamına bir istikamet çizer. Çünkü Ramazan bize şunu öğretir: İnsanı büyüten şey, sahip oldukları değil; vazgeçebildikleridir.

 

Kur’an’ın indirildiği ay olan Ramazan, insanın kendine indirildiği aydır aynı zamanda. Her sahur bir niyet tazeleme, her iftar bir muhasebe vaktidir. Gün boyu susuzluğa sabreden beden, akşam ezanıyla birlikte şükre durur. İşte bu hâl, hayatın tamamına yayıldığında ömür Ramazan olur. Yani insan her gününü bilinçle, her anını sorumlulukla yaşar.

 

Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında Ramazan’ı gözyaşıyla karşılayan kardeşlerimiz var. Gazze’de bombaların gölgesinde iftar edenler, Doğu Türkistan’da inancını yaşamakta zorlanan Müslümanlar… Onlar için Ramazan, sadece açlık değil; direnişin ve sabrın adıdır. İşte böyle bir bilinçle yaşanan her gün, insanı bayrama yaklaştırır.

 

Bayram; sadece yeni elbiseler, şekerler ve ziyaretler değildir. Asıl bayram, hesabı verilmiş bir ömrün huzurudur. Dünya hayatında sabrı kuşanan, adaleti gözeten, kul hakkından sakınan, yetimin başını okşayan bir insan için ahiret gerçek bayram sabahıdır. Çünkü o insan, her günü Ramazan ciddiyetiyle yaşamıştır.

 

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur; çünkü o insan hayatı boyunca nefsini terbiye etmiş, kalbini arındırmış, Rabbine yönelmiştir. Günah karşısında oruçlu gibi direnmiş, haksızlık karşısında susmamış, iyiliği çoğaltmaya gayret etmiştir. Onun için ölüm bir son değil, bayram sabahına uyanıştır.

 

Ramazan geçer, takvim yaprakları değişir. Fakat önemli olan, Ramazan’ın bizden geçip geçmediğidir. Eğer sabrımız artmış, merhametimiz çoğalmış, ibadetimiz derinleşmişse; işte o zaman ömrümüz Ramazan’a benzemeye başlamış demektir.

 

Dileğimiz odur ki; sadece bir ayı değil, bütün bir hayatı Ramazan kıvamında yaşayabilelim. Nefsimizin esaretinden kurtulup, takvanın özgürlüğüne ulaşabilelim. O zaman dünya imtihanı sabırla tamamlanacak ve ebedî âlemde bayram sabahı bizi karşılayacaktır.

 

Çünkü hakikatte bayram, takvimde değil; kalpte başlar.

Saygılarımla  !!!

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: