“ÖLSEM DE KURTULSAM “DİYENLERE: Ölüm Değil,Hayat İmtahandır

24 Oca 2026 - 12:22 YAYINLANMA

Ölsem de kurtulsam” Diyenlere: Ölüm Değil, Hayat İmtihandır

“Ölsem de kurtulsam…”

Bu cümleyi artık çok sık duyuyoruz. Ekonomik sıkışmışlıkta, adaletsizlik karşısında, bir felaket haberinin ardından ya da kişisel bir çıkmazın tam ortasında… Dilimize pelesenk olmuş bu söz, aslında derin bir yorgunluğun, umutsuzluğun ve kaçma arzusunun itirafıdır.

Ama bu sözün merkezinde tehlikeli bir yanılgı var: Ölümün bir kurtuluş olduğu vehmi.

Oysa ölüm, kurtuluş değildir. Ölüm, hesabın başladığı yerdir. Asıl kurtuluş, ölmeden önce mümkündür.

Hayattan Kaçış Değil, Hayatla Hesaplaşma;

İnsan, zorluklar arttıkça ölümü bir “kapı” gibi görmeye başlıyor. Sanki o kapıdan geçince borçlar silinecek, adaletsizlik bitecek, acılar son bulacak… Oysa ne dinî öğretiler ne de hayat tecrübesi bunu doğruluyor.

Kur’an’da defalarca hatırlatılır: “İnsan başıboş bırakılacağını mı zanneder?”

Yani yaşadıklarımız da, kaçtıklarımız da bir bütün olarak karşımıza yeniden çıkar.

Bir menkıbede anlatılır:

Bir adam, ağır imtihanlardan bunalıp “Allah’ım canımı al” diye dua eder. Rüyasında kendisine şu cevap verilir:

“Yükten kaçıyorsun ama yük senden kaçmaz.”

Bu söz, bugün için de geçerli. Hayattan kaçmak mümkün değil; sadece ertelenir.

Güncel Hayatta Kaçış Kültürü;

Bugün toplum olarak bir kaçış kültürü inşa ediyoruz.

Borçtan kaçmak için kredi, stresten kaçmak için ekran, sorumluluktan kaçmak için bahane, hayattan kaçmak için “ölsem de kurtulsam”…

Depremde evini kaybeden, selde dükkanını yitiren, adalet ararken duvara toslayan insanlar var. Hepsi gerçek, hepsi ağır. Ama bu yükler, ölümü bir sığınak yapmıyor. Aksine, hayatta kalıp yeniden doğrulmayı bir sorumluluk haline getiriyor.

Yakın zamanda yaşadığımız afetlerde enkazdan çıkan insanların ilk sözlerini hatırlayalım:

“Çocuklarım nerede?”

“Annem yaşıyor mu?”

Kimse “Keşke ölseydim” demiyor. Çünkü ölüm, acıyı bitirmiyor; yarım bırakıyor.

Ölmeden Önce Kurtulmak Ne Demektir?

Ölmeden önce kurtulmak;

– Haksızlığa razı olmamaktır.

– Zulmü normalleştirmemektir.

– Günaha mazeret üretmemektir.

– Umutsuzluğu kader sanmamaktır.

Tasavvufta sıkça söylenen bir söz vardır:

“Ölmeden önce öl.”

Bu, bedeni değil; kibri, hırsı, zulmü, teslimiyetsizliği öldürmektir. Yani asıl kurtuluş, nefsin mezarını hayattayken kazmaktır.

Son Söz Yerine;

“Ölsem de kurtulsam” diyenlere sert ama sahici bir hakikat söylemek gerekiyor:

Ölüm seni kurtarmaz. Hazırlıksız yakalar.

Eğer bu hayatta yüzleşmediğin ne varsa, bir sonraki hayatında daha ağır bir yük olarak karşına çıkar. Şüphen olmasın.

Kurtuluş, mezarda değil; iradede, sabırda, hesap bilincinde ve yaşarken doğru tarafta durmakta.

Çünkü insan, toprağın altına girince değil;

toprak üstündeyken ne yaptığını anlayınca uyanır.

Saygılarımla!!!

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: