TOPRAK ATILINCA ANLAŞILIR BU MEMLEKET
“Üşümeyelim diye üstümüze
Yorgan atanın üstüne
Toprak atılınca anlar insan
Dünyanın ne kadar boş
Olduğunu…”
Bu satırlar bir şiir değil sadece; bu ülkenin vicdan röntgenidir.
Çünkü bu memlekette insan, yaşarken değil öldüğünde kıymetlidir. Hayattayken görmezden gelinen, ezilen, ötelenen beden; öldüğünde manşet olur, dua alır, omuzlarda taşınır. Yaşarken hak ettiği değeri bulamayan insan, ölünce “iyi bilirdik” klişesine teslim edilir.
Soruyorum buradan yüksek sesle:
Bu ülke ne zaman insanı yaşarken sevecek?
Herkes yorgan derdinde. Daha kalını, daha pahalısı, daha gösterişlisi… Kimsenin umurunda değil kimin açıkta kaldığı. Ta ki bir gün o yorganın üstüne toprak atılana kadar.
Depremler gördük.
Yangınlar gördük.
Madenlerde göçükler, denizlerde göçmen cesetleri gördük.
Aynı cümleleri kurduk:
“İbretlik.”
“Allah’tan geldi.”
“Kader.”
Sonra ne yaptık?
Üç gün sonra aynı düzen, aynı umursamazlık, aynı kibir.
Kur’ân-ı Kerîm’de Alak Suresi 6–7. ayetlerinde”Hayır! İnsan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlaşır.”
Bugün ekranlarda boy gösteren, kürsülerden ahkâm kesen, halktan kopmuş her yüz bu ayetin canlı örneğidir. Kendini dokunulmaz sananların sayısı arttıkça, toprağın öğreteceği ders de ağırlaşıyor.
Bir menkıbe anlatılır:
Bir hükümdar, sarayını gezdirirken bir dervişe sorar:
“Nasıl buldun?”
Derviş cevap verir:
“Güzel… ama son durağın burası değil.”
İşte bütün mesele bu. Kimse son durağı düşünmek istemiyor.
Bugün ülkede adalet, mezarlıklarda eşitleniyor. Hayattayken ayrıcalık, ölümde aynı çukur. Toprak, en büyük eşitleyici. Ne makam tanıyor ne banka hesabı. En pahalı tabut da en sade kefen de aynı sessizliğe gömülüyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor:
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”
Ama biz, “bizden olmayanları” çoğaltan bir topluma dönüştük. Lüks sofralarla yoksul sokaklar arasındaki mesafe hiç bu kadar açılmamıştı.
Ve sonra…
Toprak atılıyor.
O an susuyor bütün yalanlar.
O an bitiyor bütün unvanlar.
O an anlaşılıyor dünyanın ne kadar boş olduğu.
Ama sorun şu:
Biz bu gerçeği ancak çok geç anlayan bir toplum olduk.
Toprak öğretiyor,
Ama ders alan yok.
Saygılarımla !!!