Hocam Hakkınızı Helal Edin, Biz Çanakkale’deyiz
Bu yazıyı hüzünlü ve gururlu bir şekilde yazıyorum çünkü ben de SIVAS LİSESİ MEZUNU YUM.
Bazı cümleler vardır; kısa, sade ama bir o kadar da ağırdır. Sivas Lisesi’nin kara tahtasına yazılı olan o söz böyledir: “Hocam hakkınızı helal edin, biz Çanakkale’deyiz.” Bu cümle, yalnızca bir vedayı değil, bir neslin omuzlarına yüklediği tarihî sorumluluğu anlatır.
1915 yılı… Gençlerin hayal kurması, gelecek planları yapması gereken bir çağda, memleketin dört bir yanından yükselen bir çağrı vardır. Çanakkale’de vatan savunulmaktadır. Sivas Lisesi’nin son sınıf öğrencileri, sıralarını, kitaplarını ve yarım kalmış hayallerini geride bırakıp cepheye koşarlar. O yıl okul mezun vermez. Mezuniyet defteri boş kalır. Ama o boşluk, aslında tarihin en dolu sayfalarından biridir.
Bugünden bakınca insanın aklı almıyor: Daha bıyıkları yeni terlemiş çocuklar, nasıl böyle bir kararlılıkla ölümün üzerine yürüyebilir? Cevap belki de o tahtaya yazılan cümlede gizlidir. Onlar için “hak” sadece öğretmenin emeği değil, aynı zamanda vatana olan borçtur. Helallik istemek, bir vedadan çok daha fazlasıdır; bir bilinçtir, bir teslimiyettir.
Bugünün gençlerine sık sık soruyoruz: “Hedefin ne? Ne olmak istiyorsun?” Oysa bir asır önceki gençler için asıl soru şuydu: “Ne uğruna yaşayacaksın, ne uğruna vazgeçeceksin?” Sivas Lisesi’nin o çocukları, bu soruya en ağır ama en net cevabı verdiler. Kendi hayatlarından vazgeçerek bir milletin hayatını savundular.
Aradan geçen yıllar, o fedakârlığın değerini azaltmadı; aksine daha da büyüttü. 104 yıl sonra verilen temsili diplomalar, aslında gecikmiş bir teşekkürden ibaret. Çünkü onların hakkı, ne bir kâğıda ne de bir törene sığar. Asıl mesele, o ruhu anlayabilmek ve yaşatabilmektir.
Bugün bizler, o sıralarda oturan gençlerin bıraktığı mirasın üzerinde yaşıyoruz. Peki aynı sorumluluğu hissediyor muyuz? Vatan sevgisini sadece sözde mi bırakıyoruz, yoksa günlük hayatımızda da karşılığını veriyor muyuz? Belki artık cepheler yok, ama sorumluluk hâlâ var. Belki savaş yok, ama emek, dürüstlük ve fedakârlık hâlâ en büyük sınavımız.
Sivas Lisesi’nin boş kalan 1915 yılı, aslında bize her gün bir şey fısıldıyor: “Unutma.” Unutma ki bu topraklar kolay kazanılmadı. Unutma ki birilerinin yarım kalan hikâyeleri, senin tamamlanan hayatın oldu.
Ve o cümle hâlâ kulaklarımızda çınlıyor:
“Hocam hakkınızı helal edin, biz Çanakkale’deyiz.”
Belki de bugün bize düşen, o cümlenin devamını yazmaktır.
Şu an biz neredeyiz ?
Saygılarımla !!!