Ahlâk Gidince, Vefa da Susturuldu

20 Oca 2026 - 01:09 YAYINLANMA

Devir öyle bir devir ki;

ahlâk dersi vermek arsıza kaldı,

edep dersi vermek hayâsıza…

Yetmedi; vefa da “eski zaman alışkanlığı” ilan edildi. İş bitince unutmak, yol yürüyeni yarı yolda bırakmak, ekmeğini yediği sofrayı inkâr etmek marifet sayılır oldu. Oysa bir toplumu ayakta tutan şey ne yüksek binalar ne de yüksek seslerdir; ahlâk ve vefadır.

Ahlâk; doğruyu yalnızken de savunabilmektir.

Vefa; zor zamanında yanında duranları, işler yoluna girince yok saymamaktır.

Bugün en çok da bu ikisi kaybedildi.

Menfaatin olduğu yerde ahlâk susar,

çıkarın olduğu yerde vefa unutulur.

Eğilenler çoğaldıkça, dik duranlar yalnızlaştırılır.

Çünkü dik duranlar hatırlatır;

vefa, hafızası olanların erdemidir.

Menfaat için eğilenler,

ahlâklı ve vefalı insanları sevmez.

Çünkü onlar, geçmişi hatırlatır;

verilen sözleri, paylaşılan yolları,

yarı yolda bırakılan dostlukları…

Dert etmeyin.

Ahlâk ve vefa; günü kurtaranların değil,

tarihe not düşenlerin mirasıdır.

Bugün nankörlükle yükseldiğini sananlar,

yarın hangi basamağa kimin omzundan bastığını inkâr edemez.

Ve unutulmasın:

Vefa, bir karakter meselesidir.

Ahlâk, bir duruş meselesidir.

Zaman geçer, makamlar biter;

geriye sadece insanın nasıl bir insan olduğu kalır.

Dert etmeyin.

Zaman, her şeyi olduğu gibi insanları da yerli yerine koyar.

Bugün susan vicdanlar yarın konuşur,

bugün eğilenler yarın hangi yöne baktıklarını hatırlayamaz.

Ve sonunda,

kazananlar çok eğilenler değil,

çok dayananlar olur.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: