Ezanla Geldik, Sela ile Gideceğiz
Ezanla geldik bu dünyaya…
Sela ile uğurlanacağız.
Arası mı?
Bir ömür dediğimiz şey, işte o kadar.
Üryan geldik.
Üryan gideceğiz.
Ne mal bizimle gelecek,
Ne mülk,
Ne mevki,
Ne de makam…
Doğduğumuzda yıkandık.
Öldüğümüzde yine yıkanacağız.
Birinde hayata hazırlanmak için,
Diğerinde hayattan uğurlanmak için.
Ölüm arkamızdan değil;
Önümüzden, yanımızdan, içimizden yürür.
Peki biz neyin peşindeyiz?
Hırsın mı?
Kırmanın mı?
Kazanırken kaybettiklerimizin mi?
İnsanın niyetini Allah bilir.
Gerisi çoğu zaman boş bir gürültü…
Kimin haklı, kimin güçlü olduğu değil;
Kimin kalbi temiz, kimin vicdanı diri olduğu kalır geriye.
Üşürken üzerimize yorgan atanları çok gördük.
Ama toprağın üzerlerine atıldığını görünce anladık:
Bu dünyanın ne kadar geçici,
Ne kadar aldatıcı,
Ne kadar boş olduğunu…
Geride kalan;
Ne arabalar,
Ne evler,
Ne de unvanlar oluyor.
Geride kalan sadece insanın bıraktığı iz oluyor.
Bir tebessüm…
Bir dua…
Bir hayır…
Allah herkese gönlünün ekmeğini yedirsin.
Ama gönlü temiz olana,
Vicdanını susturmayana,
İnsan kalabilene…
Çünkü bu dünyada en zor olan şey;
Yaşamak değil,
İnsan kalabilmek…