ÇOBANLIKTAN BAŞBAKANLIĞA
Demokrat Partinin mirası ve devamı olarak siyasette yerini alan Adalet Partisinin genel başkanı Ragıp Gümüşpala, 6 Haziran 1964’te hayatını kaybeder. Adalet Partisi genel başkanlık için yeni bir yıldız arayışına girer, fakat 29 Kasım 1964'te yapılan kongrede kimsenin tanımadığı biri Süleyman Demirel aday olur. Bu aday siyaset sahnesinde hiç görülmemiştir. Tek bilinen AP’sinin genel idare kurulu üyesi olduğu söylenir.
Rakibi Dr. Sadettin Bilgiç ise çok bilinen ve hayatını kaybeden genel başkanın yardımcısıdır. Genel kurula kadar başkanlık görevini de yapar. Geçmişi ise Demokrat Partilidir. Abisi DP Isparta Milletvekili olarak Kayseri cezaevindedir.
Demirel genç bir mühendistir. Isparta'nın İslamköy’ünde 1924 yılında doğmuş ve Cumhuriyet’ten bir yaş küçük bir köy çocuğudur. Yeni Türk harfleri ile ilk okuyanlardandır. Bütün tahsilini devlet imkânları ve bursları ile bitirmiştir. ABD’de ihtisasını yapmış ve Türkiye'ye döndüğünde Devlet Su İşlerinde işe başlar. 29 Yaşında DSİ Genel müdürü olur. Ülkedeki barajların birçoğunda emeği vardır. Adı “barajlar Kralı” olarak anılır. “ABD Başkanı Johnson ”la çekilmiş fotoğrafı elden ele efsane gibi dolaşır. İlerleyen süreçte adı “Çoban Sülü” olarak anılacaktır.
Ve tüm bu vasıfları ile kongrede delegelerin çoğunluğunun oyları ile 40 yaşında AP genel başkanı olur.
Politikada bilgi, birikim, deneyim, liyakat, zeka, yetenek, hile ve oyun kadar hatta bunların hepsinden çok etkin olanı nicelikli sayısal nitelikli toplumsal güçtür. Fakat Demirel bindiği kır atın sırtında güç ve ihtişamı çabuk kavramıştır. Derhal koalisyon turlarına başlar. Bu turlar 1965 Şubatında ilk meyvelerini verir. Muhalefet koalisyonunu partisi altında toplar.
İnönü Hükümetinin bütçesi Meclise gelir. Yapılan oylamada 197 kabule karşın, 225 ret oyu çıkar. Anayasaya göre, bütçenin reddedilmesi için 226 oy gerekmektedir ama o koşul, Demirel ve benzerleri için değildir. İnönü ve benzerleri için ise, kabulden bir fazla ret oyu istifa için yeterlidir.
Artık Hükümeti istifaya zorlayan Demirel, Başbakanlığı hak etmiştir ama Milletvekili değildir. O zamanların koşullarında hükümet kurabilen parti, başkanlarını hemen seçime götürüp kazandıracak bir Yüksek Seçim Kurulu yoktu… Senatör Suat Hayri Ürgüplü ’nün yardımcılığı ile yetinmek zorunda kalır. Artık Türkiye Demirel'in yanında, Demirel’e karşı ama mutlaka Demirelli yıllara gidecektir.
Ülkeye 1961 Anayasasını kazandıran, 27 Mayıs'ın genç subaylarının ardından, Türkiye'yi Cumhuriyet vatandaşlığında doğan kuşakların yönetmesinin de ilk adımlarından birisidir…
23 Şubat 2026