DEVRİM ve DARBE
Kahramanlardan da yola çıksak, halk yığınlarından da yola çıksak Devrimler benzersizdir. Benzersizleri üretmek de anlatmakta her zaman zordur. Çok çetin ve kapsamlı yolculuk gerektirir. Darbeler ise her zaman kolay ve her zaman birbirlerinin aynısı olduğundan hep aynı hikayeleri içerir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk 37 yılı Dünya üzerinde benzersiz özellikleri ile gerçek bir devrimdir.
Türkiye çok partili sisteme Demokrasiye geçenden sonra, tek başına iktidar olan Demokrat Parti 1960 yılında seçim kararı alabilseydi, Devrim gerçek Demokrasi ile taçlanıp, Dünya’da benzersiz bir tarih süreci başlayacaktı. Ne yazık ki olmadı… Olmayınca da darbelerin kahramanları değişen hikayelerle avunmak kaçınılmaz hale geliyor.
Bu süreçten sonra kendilerini demokrat sayan herkes, istediği hikayeyi istediği biçimde anlatır. Fakat hiç kimse bazı soruları açıkça yanıtlamaz. Örneğin Demokrat Parti iktidardan indirildiğinde halkın çoğunluğunu mu temsil ediyordu? Azınlığımı? Tahkikat komisyonu CHP’yi kapatsa idi ne olurdu?
Halk korkup sussa sonuç ne olurdu? Halk başkaldırıp diretse, Yassıada kararlarını beğenmeyenler acaba neyle karşılaşırdı? Demokrat Parti 1960’da seçim kararı alıp, kaybetse o gün veya bu gün siyasetin neresinde olurdu? Ve bunun gibi daha birçok soru sorulabilir.
Cumhuriyetlerde Devleti halk yönetir. Bunun temel yöntemi ise seçimdir. Seçimlerin niceliği ve nitelikleri de tartışılabilir. Adili ve hilelisi vardır. Cumhuriyet yönetim biçimi halkın, halk için halk tarafından çağdaş demokrasi, Anayasal organlar eliyle yönetilmesiyle, hiçbir fırsat boşluğunun, veya hiçbir sürekli gücün temsilcisi olamaz.
Seçilmişler demokratik yarış ortamında seçilir, atanmışlar ise yasal kurallar içinde atanmalıdır. Bunun ortasını aramak, yasal boşluklardan yararlanmak anlamına gelir. Yasal boşluklardan faydalanmak vatandaşın devlete karşı imtiyazıdır. Devlet yönetimi vatandaşın bulduğu boşluğu doldurmakla sorumludur.
Adil ve Demokratik seçimler ile süresi dolan gider, yeni seçilen gelir. Halka yararlı hizmetleri olan bir daha, bir daha seçilir. İlkel toplumlarda ömür boyu seçilen diktatör generallerde vardır, fakat bunlar toplum yönetimi değil diktatörlük savunmasından gelir. Demokratik toplumlarda generallerinde nöbet değişimi temel kuraldır.
Bu durumda çağdaş dünyanın Demokratik Cumhuriyetlerinde seçimden kaçan, rejimden kaçmış olur. Rejimden kaçanların gidebileceği iki yer vardır. Bir tanesi atanmış gardiyanların yanı, Diğeri ise gardiyanlarını atayan zindan…