TOPLUMSAL UZLAŞMA

12 Oca 2026 - 12:52 YAYINLANMA

   Gazi Mustafa Kemal Paşa Ulusal kurtuluş savaşına başlamadan ve Milli mücadele sırasında toplumsal uzlaşmayı sağlayarak bu mücadeleye girdi. Bu uzlaşmanın ana omurgasını, Kuvay-ı Milli toplum tabanının uzlaşmalarının nadir örneğidir. Halk bu temel uzlaşmayla tüm ayrık otlarını yani, içlerindeki vatan hainlerini ayıklamıştır.

     Toplum Müdafaa-i Hukuk’un çatısı altında yurtseverliğin sınavından canı ve malı pahasına geçmiştir. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, Müdafaa-ı Hukuk cemiyeti tartışılmaz başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa önerisiyle, partileşerek Cumhuriyet Halk Partisine dönüşür. Aslında pek dikkate alınmaz ama CHP Müdafaa-i Hukuk’un devamıdır. Müdafaa-i Hukuk veya Reddi İlhak cemiyetlerine girebilmenin başlıca iki koşulu vardır.

     Vatan ve bağımsızlık uğruna ölümü göze almak, önceki fıkrasından kesinlikle kopmak. Birinci koşul, bir insanın ulaşabileceği her alanda ulaşabileceği en yüksek özgürlük. İkinci koşul, Vatanın milletin kurtuluşu için düşünce ayrılığının ortadan kaldırmanın bağımsızlık yolu olması. Bununla birlikte, toplumdaki ayrışmaların her kanadı aynı ülküye hizmet ederek, bir vücut halinde başarıya ulaştırmayı hedefler. Sen ben değil biz vardır artık.

     Bu birlikteliğe sağ, sol, kadın, erkek yani tüm toplumun kenetlenmesi gözüyle de bakılabilir. Gelecekteki tehlikeler karşısında Anadolu toplumunun inancını oluşturan Alevi Bektaşi ve Sünni kesimlerinin tarihsel işbirliği de denebilir.

     Bu toplumsal birliktelik her hâlükârda Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başladığı 19 Aralık 1918’den, (Hatay Dörtyol’da Fransız İşgal Kuvvetlerine atılan ilk kurşun) ikinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar tam 27 yıl devam etmiştir. Bundan sonra ise toplum içindeki her kanat kendi politik yarışına girmeye başlayacaktır. Hâlbuki Demokrasi, bu uzlaşmanın sürekli olmasını sağlayacak tek araçtır.

     Bir dönem merkez sağ kanat iktidar olup Liberalleşmenin yollarını arayacaktır. Ardından Merkez sol kanat iktidar olacak, devletçilikle liberalizmi bağdaştırmaya çalışacaktır. Bu da bir karma ekonomi politikasıdır. Bu sistem ise sadece Türkiye'de uygulanacaktır. Başarılı olur ise Dünya’nın geleceğine örnek olacaktır.

     Anadolu toplumu, Ulusal kurtuluş Savaşıyla bütün dünya mazlum halklarının tek örneğidir. Bu Uzlaşma devam etmiş olsaydı, Savaşla kazanılanı, kalemle pekiştirmiş olmaz mıydı? Böyle bir sistemi kim örnek almazdı…

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: